İnsan Doğasına ve Güce Dair Unutulmaz Bir Yolculuk
2007 yılında GOTY kazanmış bir oyunla karşı karşıyayız. Tabii ki bu remastered versiyonu yani günümüz ses efektlerine ve grafiklerine ayak uydurabilen hali.
Hikâye ve Arka Plan:
Oyunun hikayesi, kaliteli bir roman gibi oyuncuyu içine çekiyor. 1960'larda bir uçak kazası sonrası okyanusun ortasında hayatta kalıyoruz, kazanın yaşandığı yerde olan deniz fenerine gitmemiz ile okyanusun altında olan distopik şehir Rapture ile tanışıyoruz. Sözde Ryan'ın '' bireycilik ve özgürlük '' vaadiyle yarattığı bu şehir, kısa süre içerisinde kaosa yenik düşüyor. İnsan doğasının karanlık yanlarını sorgulatan, kapitalizm ve sosyalizm gibi felsefi temaları harmanlayan bir hikâyeye sahip. Özellikle sonlara doğru “Would you kindly?” gibi şok edici bir olayla hikayeye başka bir anlam katıyor. Kısaca karşımızda düşünülmüş ve kaliteli bir hikaye var.
https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=3409545052
Ses Tasarımı:
Ses tasarımı konusunda hiç üzmeyen bir yapım kendisi. Savaştığımız yaratıklar yani splicer'ların ürkütücü fısıldamaları, sesleri ve konuşmaları vs olsun, Big Daddy'lerin metalik homurtaları, yürüyüşleri ve Rapture'un su altı atmosferindeki derin yankılar vesaire olsun başarılı olmuş. Ses tasarımı oyunun atmosferini bir üst seviyeye çıkarıyor.
Grafik ve Tasarım:
Oyunun ilk dakikasından da anlayabildiğimiz gibi grafikleri güzel ve yeterli. Genel olarak aydınlatma ve doku detaylarıyla güzel bir izlenim bırakıyor. Eski versiyonuna göre su efektleri olsun, karakter modellemeleri olsun kısaca geliştirebildikleri her şeyi geliştirmişler ve remastered adına uygun hale getirmişler. Genel olarak 2007'deki versiyonun kaliteli hali olduğunu unutmazsak, Rapture'un art deco mimarisi ve retro-fütüristik tasarımı, zamanın ötesinde bir iş olduğunu hatırlatıyor.
art deco ve retro-fütüristik tasarımdan kısaca bahsetmek gerekirse şöyle;
art deco: 1920'lerin ihtişamını ve modernizmi yansıtan, geometrik formlar ve lüks materyallerle bezenmiş bir estetik anlayışıdır. Bu tarz, zarif simetriler, parlak yüzeyler ve egzotik desenlerle hem geçmişin büyüsünü hem de çağdaş bir zarafeti bir araya getirir.
retro-fütüristik: Geçmişteki insanların geleceği nasıl hayal ettiğini yansıtan bir estetik anlayışıdır. Bu tasarım yaklaşımı, genellikle 1920’ler ile 1960’lar arasında oluşan geleceğe dair öngörüleri içerir. Özellikle bilimkurgu eserlerinde sıklıkla kullanılan retro-fütüristik tasarım, nostalji ile geleceğin teknolojik hayallerini harmanlar.
Bioshock tasarım konusunda mükemmel bir yapım.
https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=3409671861
Skill Sistemi ve Geliştirmeler(Plasmidler ve Genetik Modifikasyonlar):
Oyunu eğlenceli kılan kısımlardan birisi de karakterimizi genetik olarak modifiye edebilmemiz. Bu modifiyelere plasmid diyoruz. Savaştığımız makinelere ve yaratıklara şok dalgaları gönderebiliyor, onları dondurabiliyor veya arı sürüsü salabiliyoruz. Tabii ki bunlarla kısıtlı kalmıyoruz telepati gücümüzü kullanarak yaratıkların üstüne bir şeyler fırlatarak da hasar verebiliyoruz. Farklı mekanikler farklı oyun tarzları demektir.
Ek olarak kullandığımız silahları geliştirebiliyoruz ve farklı özellikler ekleyebiliyoruz. Örneğin ben kullandığım İngiliz anahtarına buz yeteneği takmıştım bu sayede vurduğum düşmanlar donuyordu ve öldürmesi daha kolay oluyordu. Kullandığımız ateşli silahlar içinse farklı geliştirmeler var. Silahlardan bahsetmişken de oyunun oynanış süresine göre çeşitlilik yeterli.
Kontroller ve Mekanikler:
Kontroller ve mekanikler genel olarak akıcı. Ben genel olarak çoğu yere koşmaktan çok zıplayarak gittim. Zıplayınca hızım eksilmediği için ve bazı oyunlardan bu oynanışa alışkın olduğumdan böyle oynamak daha eğlenceli geldi. Bir nevi bunny gibi bakabilirsiniz ama o kadar hızlı ve akıcı değil. Mekanik dediğimiz konuya da aslında skill kısmında baya bir değindim. Seçtiğimiz yetenekler ve silahlar ile oynayış tarzımızı şekillendirebiliyoruz. Hatırladığım kadarıyla yeteneklerin arasında daha zor fark edilme gibi şeyler vardı ama sessiz ilerlemek pek bana göre değil. Seven varsa oynarken o yetenekleri seçebilir.
Düşman Çeşitliliği:
Oyunda splicer dediğimiz bir tür var. Bu türün kendi içerisinde farklı güçlerde ve çeşitlerde varyantları var. Bu varyantları kısaca anlatmak gerekirse;
Thuggish Splicer: Yakın dövüş silahları ile saldırıyorlar ve hızlılar. Tek saldırmak yerine genellikle 2-3 kişi yani grup halinde saldırıyorlar. Bazı yeteneklerimize bağışıklıkları var ama o kadar zorlayıcı değiller.
Leadhead Splicer: Ateşli silahlar ile saldırıyorlar bu yüzden de genellikle bizimle mesafelerini koruyorlar. Sağlıkları ise Thuggish türünden biraz daha fazla.
Spider Splicer: İsminden de anlaşıldığı gibi örümcek gibi takılıyorlar. Oyunun karanlık bir atmosferi olduğu için genellikle karanlıklarda tavanlardan ya da duvarlardan üstümüze atlıyorlar. Yakından savaşabildikleri gibi biraz mesafe ile kanca da fırlatabiliyor. Biraz sinir bozucu bir tür.
Houdini Splicer: Bu eşekler örümceklerden daha fazla sinir bozuyor. Yaklaştığınızda ya da hasar verdiğinizde ışınlanıp yer değiştirip saldırmaya devam ediyorlar. Işınlanmalarını duman bulutu ile az çok anlayabiliyoruz ama yine de bazen sinir bozabiliyor. Bu arada bu türleri öldürmek genel olarak zor değil, toplu olarak saldırdıklarında bazen sinir bozucu oluyorlar.
Nitro Splicer: Ve son olarak bizlere el bombası ya da yanıcı bomba atan varyant. Telekinesis gücümüzle bombalarını geri onlara fırlatınca pek bir esprileri kalmıyor.
Splicer'ların davranışları, ses ve görüntü tasarımları başarılı. Bazen kendi aralarında laf atışmasına girmeleri de hoş olmuş.
https://steamcommunity.com/sharedfiles/filedetails/?id=3409674869
Hikâyenin Derinliği:
Uzaktan bakıldığında FPS oyunu gibi gözükse de, aslında çok daha derin bir yapıya sahip. Andrew Ryan'ın idealleri ve Fontaine'in manipülatif planları, oyunda insan doğasını ve etik seçimlerini sorgulatıyor. Hikayenin sunduğu ahlaki ikilemler, Little Sister'lar üzerinde daha da belirgin. Kurtaracak mısınız yoksa hasat mı ediceksiniz ? :)
Hikayeyi derinleştiren diğer bir unsur, çevresel anlatım. Genel olarak linear bir yapıya sahip olsa da bölümlerde ek kısımlar var. Yani birazcık keşfedilecek yerler eklemişler. Bazen geçmişten gördüğümüz halüsinasyonlar olsun, etrafta gördüğümüz ve bulduğumuz eski yaşantılar olsun bir zamanlar mutlu ve güzel bir yaşamın olduğunu gösteriyor. Bizlere o eski ihtişamı güzel bir şekilde gösteriyor. Rapture'un nasıl çöktüğünü gözlerimiz önüne sunuyor.
Kısaca Bioshock kesinlikle oynanması gerekilen oyunlardan birisi. Etkileyici grafikleri, tasarımları, hikayesi ve oynanışı ile kesinlikle bir şans vermeniz lazım.
Puanım 94/100