Zombi temasını sevenler için oynanabilecek en iyi oyunlardan. Hele bir de açık arazide motor sürmek gibi bir deneyimde hoşunuza gidiyorsa tadından yenmez sizin için. Oyun klasik zombi temasına sahip çok özel zombiler yok. Normal Zombi, Güçlü zombi, Bağıran Zombi, Velet Zombi (çocukken hastalık kapanlar) Koşucu Zombi (sadece hs ile ölüyor) Ama özel olarak sayılabilecek zombilerde var orada size sürpriz olsun diye söylemiyorum. İsteyenleri buradan okuyabilir: Oyunun ilk kısımlarında çok karşınıza çıkmasa da ilerleyen aşamalarda hastalığın bulaştığı hayvanları göreceksiniz. Kurt (çok yaygın) Ayı (yaygın) Karga (nadir) En güzeli ise sürüler. Sürü zombiler diğer zombi oyunlarından biraz ayırıyor bu yapımı. Bu tarz büyük bütçeli zombi oyunlarında sürü kavramı çok karşılaşmıyoruz, karşılaşsak bile bunu en iyi uygulayan yapım kesinlikle Days Gone.
Hikaye benim için yaani seviyesinin bir tık üstünde. Çok çarpıcı değil ama duygusal tema sevenler için uygun. TWD'nin Rick Grimes hikayesine bir tık benziyor. Ana karakterimiz salgının ilk aşamasında yaralanan eşi Sarah'ı bir helikopterle sağlık yardımı alması için gönderiyor. Gönderiyor diyorum çünkü kendisi için yer olsa da can yoldaşı Boozer için yer yok. O yüzden onu orada bırakıp gidemiyor. Tabi Boozer da yaralı o esnada. Hikaye bu şekilde başlıyor. Tabi duygusal tema demiştik Deacon bir türlü Sarah'ı arkasında bırakamıyor. Aradan yıllar geçmesine rağmen, gittiği kampta Sarahı bulamayınca öldüğünü kabullenemiyor. Aradan geçen 2 yıla rağmen Sarah'ı hiç unutmuyor. Hatta saldırıya uğramış kamp yerinde ona bir anıt mezarlığı yapıp ara sıra ziyaretine gidiyor. Olaylar bir şekilde gelişiyor ve hikaye Sarah'ı bul misyonu ile ilerliyor.
Oyunun sonu ile ilgili görüşüm için: Oyunun sonunda Sarah'ı buluyoruz. Bu yolda verdiğimiz kayıplarda var tabi Iron Mike gibi. Hatta bir ara Boozerıda kaybettik sanıyoruz vs. Ama genel olarak sonunu beğensem de basit ve sıradan geldi. Daha önceden tahmin edilebilirdi. Sarahın hastalığın yayılmasında payı olmasını öğrenmemiz gibi çarpıcı ters köşelerde var tabi.
Oynanışa bakacak olursak aslında temel düzey mekaniklerin çok da üstüne çıkan bir yapım görmüyoruz. Ama yetenek şeması, craft sistemi gibi özellikler sayesinde biraz çeşitleniyor. Ama ben Dying Light kadar başarılı bulamadım bunu. Yani karakterimizin oyunun ilk aşamalarında yapabildikleri ile yetenek şemasında fullediğimiz o aşamada da yapabildikleri arasında çok fark yok. Yakın dövüş, menzilli silahlar (sniper) bombalar molotoflar vs. güzel. Ekipman ve envanter zenginliği güzel. Yine de ben biraz daha özenilmiş oynanış mekanikleri beklerdim. En azından temel düzey mekanikleri gayet güzel yapmışlar.
Oyunun evreni, sanatı, müzikleri, sinematikleri zaten PS 'dan çıkma olduğu için çok iyi. Diyaloglar sağlam. Ama bazen çok konuşuyorlar. Gerçekten çok konuşuyorlar yoruyorlar.
Oyunda yan görevlerde zaman zaman iyi olsa da çok kısa süre içerisinde kendisini tekrarlar bir yapıya sahip oluyor. Düşman kampları temizleme keyif verdiği için ben sıkılmadım ama bu tarz yan görevler çok var. Kamp temizleme, belli bir alanı zombilerden temizleme, rehine kurtarma, kayıpları bulma vs. Oyun aslında bu görevleri yan görev değilde yanın yanı gibi tanımlıyor. Harita eventi desek daha doğru olur. Ama çoğu zaman ana karakterler veriyor bize bu görevleri.
Özetle zombi temasını seviyorsanız mutlaka oynamalısınız, birkaç yan görevin ardından eğer sıkılırsanız sadece ana görev rushlayıp bitirebilirsiniz. O akış hoşunuza gidecektir. Deacon St. John'a sevgi ve saygılarla <3