Orta Çağ temalı oyunlar çoğunlukla fantastik unsurlarla bezeli olur. Ejderhalar, büyüler ve doğaüstü güçler işin içine girerek oyuncuyu bambaşka bir dünyaya çeker. Ancak Warhorse Studios’un 2018 yılında piyasaya sürdüğü Kingdom Come: Deliverance bambaşka bir yol izliyor. Bu oyun, bizi gerçekten 15. yüzyıl Bohemya’sına götürüyor ve Orta Çağ’ın en gerçekçi halini sunuyor.
Oyunun en büyük başarısı, oyuncuya o dönemde gerçekten yaşıyormuş hissi vermesi. Zırhlar, kıyafetler, savaş teknikleri ve hatta günlük yaşam mekanikleri, tarihi kaynaklara dayandırılarak oluşturulmuş. Savaş sistemi de bu gerçekçiliğin önemli bir parçası. Çoğu oyunun aksine burada kılıç kullanmak ustalık gerektiriyor ve şahsen oyunu oynarken sıklıkla sinir krizi geçirdim bu yönde. Darbelerin yönünü belirlemek, doğru zamanda savunma yapmak ve düşmanı analiz etmek zorundasınız. Dövüşlerde üstün gelmek için reflekslerinizin ve stratejinizin iyi olması gerekiyor.
Sadece savaş mekaniği değil, oyun dünyasının kendisi de büyük bir övgüyü hak ediyor. Bohemya’nın köyleri, ormanları ve kaleleri olağanüstü bir detay seviyesiyle tasarlanmış. NPC’lerin günlük rutinleri, karakterlerle kurulan diyaloglar ve verilen görevler, her şeyin organik bir şekilde ilerlemesini sağlıyor. Oyunun hikayesi de oldukça sürükleyici. Ailesi katledilen bir demircinin oğlu olan Henry’nin intikam ve hayatta kalma mücadelesi, oyuncuyu içine çeken bir anlatıya sahip. Ancak oyun sadece savaşmaktan ibaret değil; dilerseniz bir diplomat gibi diyalogları kullanarak olayları çözebilir ya da bir hırsız olup gölgelerde kaybolabilirsiniz.
Kingdom Come: Deliverance, aksiyona dayalı RPG’lerden farklı olarak sabır gerektiren bir oyun. Hafif bir öğrenme eğrisi var ve bazı mekanikler başta zorlayıcı gelebilir. Ancak zamanla oyunun sunduğu detaylara alışınca, kendinizi gerçekten bir Orta Çağ insanı gibi hissetmeye başlıyorsunuz. Sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda yemek yemek zorunda olan, kıyafetlerini temiz tutması gereken ve uyuması gereken bir karakter yönetiyorsunuz.
Eğer büyü ve ejderhalardan uzak, gerçekçi ve tarihi bir deneyim yaşamak istiyorsanız Kingdom Come: Deliverance tam size göre. Zorluklarıyla, detaylarıyla ve atmosferiyle oyuncuya unutulmaz bir deneyim sunan bu oyun, Orta Çağ’a ilgi duyan herkesin mutlaka denemesi gereken bir başyapıt. Üstelik, gelişen mod desteği sayesinde topluluk tarafından yapılan yenilikler ve eklemelerle oyun daha da zenginleşmeye devam ediyor. Eğer tarih meraklısıysanız ve kendinizi 15. yüzyılın acımasız dünyasında sınamak istiyorsanız, Henry’nin hikayesine bir şans vermelisiniz. Bu oyun, sadece bir RPG değil; aynı zamanda sizi zamanda geriye götüren bir tarih simülasyonu niteliğinde.
Aynı zamanda websitemize de bekleriz: https://rotapesinde.com/